İlhanlı Devleti hükümdarı. Moğollar arasında İslamiyet’in yayılmasına karşı savaşmıştır. Moğolistan’da doğdu, (1234-1282) ilhanlı Devleti’ni kuran Hulagu Han’ın oğludur. 1258’de Hulagu Han’ın yanında Bağdat’ın almışına katıldı. 1265’te Hulagu Han ölünce hükümdar oldu. Başına geçtiği devlet, İran’ı, Irak’ı ve Doğu Anadolu’yu kapsıyordu. İlhan- lılar, Moğollar arasında en yaygın din olan Şamanizm’ e bağlıydı . Çevrelerindeki Müslüman devletlerle sürekli savaştılar. Bir Budist olan Abaka...
Bir suikaste kurban gitmesinden önce Benazir Bhutto (1953–2007) Pakistan’ın en tanınmış politikacısıydı. Uzun bir dönem askeri rejimle yönetilen bir ülkede demokrasinin sembolü haline geldi. İki dönem başbakanlık yaptı. Her iki seferde de ordu tarafından görevden alındı. Öldürüldüğü sırada tekrar başa geçmenin yolunu arıyordu. Ölümünden kısa süre önce verdiği röportajda tüm engellere ve kişisel trajedilere rağmen siyasetin içinde kalmakta ısrar etmesinin nedenini şöyle açıklıyordu: Ona göre...
Komünizm sonrası Çekoslovakya’nın ilk başkanı Václav Havel (1936–) bir oyun yazarı ve muhalifti. 1989 yılında eski rejimi yıkan sessiz devrimin ardından ülkeyi yönetmek için çoğunluğun desteğini kazanmıştı. Komünist rejim çökerken Prag’da toplanan coşkulu kalabalıklar “Havel iktidara!” diye bağırıyordu. Bu durum mücadele yıllarında Havel’in nasıl bir destek kazandığını ortaya koyuyordu. Sonraki on üç yıl boyunca Havel dünyanın en sıradışı ve en saygın liderlerinden biri oldu. Bir sigara...
Mikhail Gorbaçov (1931–) SSCB’nin son lideriydi. Can çekişmekte olan ekonomi, askerileşmiş dış politika ve baskı altındaki sivil toplum gibi alanlarda reformlar yaparak ülkesini kurtarmaya çalıştı. Ancak Gorbaçov’un reformları can çekişen süper gücün tamamen çökmesine neden oldu. Ülke kaosa sürüklendi ve 1991 yılının Noel günü SSCB resmen dağıldı. Gorbaçov Rusya’nın güneybatısında doğmuştu. II. Dünya Savaşı sırasındaki Alman istilasının getirdiği acılara tanık oldu. Gençliğinde kolektif...
Konrad Adenauer (1876–1967), II. Dünya Savaşı’ndan sonra Batı Almanya’nın ilk sanşölyesi olmuştur. On dört yıl görev yapmış ve Alman ekonomisinin yeniden inşasındaki katkılarından dolayı takdir toplamıştır. Yahudi Soykırımı’nın dehşetinden sonra ülkesinin imajının uluslararası camiada tamir edilmesinde önemli rol oynamıştır. Adenauer aynı zamanda ülkesini savaşın travmalarından bir an önce kurtarabilmek için yaptığı kimi faaliyetler nedeniyle eleştirilere de konu olmuştur. Kimi Nazi...
Harry S. Truman (1884–1972) Missourili bir politikacıydı. Başlarda pek de tanınmıyordu. Franklin D. Roosevelt’in (1882–1945) ölümünün ardından 12 Nisan 1945 tarihinde devlet başkanı oldu. Kısa süre içerisinde tarih boyunca Amerikan başkanları tarafından karşılaşılan en ciddi sorunlarla yüz yüze gelecekti. Truman, II. Dünya Savaşı’nda olan ülkesinin başkanlık sorumluluğunu aniden üzerine alınca hissettiklerini şu sözlerle anlatır: “Ayın, yıldızların ve gezegenlerin üstüme yuvarlandığını...
Haile Selasiye (1892–1975) Etiyopya’nın son imparatoruydu. Avrupa sömürgeciliğine karşı direnişin sembolü haline geldi. Dünya çapında saygı duyulan bir devlet adamıydı. Jamaika’daki bir grup taraftarına göre ise o bundan çok daha fazlasıydı: Selasiye yaşayan bir tanrıydı. Selasiye ve ilham verdiği dini grup Rastafarianların öyküsü dinler tarihinde oldukça istisnai bir örnek teşkil etmektedir. Sadık bir Ortodoks Hıristiyan olan Selasiye kutsal güçleri olduğunu reddediyordu. Yine de...
Eva Perón (1919–1952), 1946 ve 1952 yılları arasında Arjantin’in first lady’siydi. Ülkenin yoksul ve çalışan sınıfları arasında çok seviliyordu. Eskiden güzel ve karizmatik bir film yıldızı olan Peron, ülkesinin insanlarına eşi benzeri görülmemiş bir ilham kaynağı olmuştu. 1952 yılında kendisine resmen “Ulusun Ruhani Lideri” sıfatı verildi. Bu unvanı taşıyan ilk ve tek Arjantinliydi. Aynı yıl, otuz üç yaşında kanserden öldüğünde cenazesi ulusal yasa dönüştü. Sadık destekçilerinin ona...
Ho Chi Minh (1890–1969) Vietnam’daki milliyetçi güçlerin lideriydi. Bağımsız bir Vietnam için önce Fransızlar’ı daha sonra da Amerika’yı yenilgiye uğratmıştı. Savunduğu ekonomik politikalar ölümünün ardından birkaç on yıl içinde terk edilmiş olmasına rağmen bugün hâlâ ulusunun kurucusu olarak anılmaktadır. “Ho” ismini otuzlu yaşlarında benimsemişti. Asıl adı Nguyen Tat Thanh’dır. Orta Vietnam’da bir köyde doğdu. Babası Fransız yönetimi sırasında küçük bir köy memuruydu. Ho, okulu bitirir...
İlk defa dört dönem başkanlık yapan Franklin D. Roosevelt (1882–1945), Büyük Buhran döneminde ABD’yi yönetti. II. Dünya Savaşı’nda ve ülkenin yaşadığı büyük sosyal ve ekonomik değişimlerde halkına liderlik etti. Yaptığı reformlar arasında sosyal güvenlik programı, askeri ücret uygulaması ve sendikalaşma da vardır. Bu uygulamalar Amerikan politikasına yeni bir yön vermiş ve savaş sonrası Amerika’nın inşasında önemli bir rol oynamıştır. Roosevelt’in askeri liderliği Müttefiklerin faşizmi...
Joseph Stalin (1879–1953), 1922-1953 yılları arasında Sovyetler Birliği’nin lideriydi. Tarihin en büyük diktatörleri arasında yer almaktadır. Onun döneminde komünist bir ütopya inşa etmek adına 20 milyona yakın insan öldürülmüştür. Buna rağmen pek çok Rus, onu Sovyet endüstrisini kuran, SSCB’yi süper güç haline getiren ve II. Dünya Savaşı yıllarında ülkesini Adolf Hitler (1889–1945) karşısında zafere götüren lider olarak hatırlamaktadır. Rusların üçte birinden fazlası 2003 yılında yapılan...
BBC, 2002 yılında tarihin en büyük İngilizi’ni belirlemek için ülke çapında bir anket düzenledi. Oylamanın çekişmeli geçen kısmı kimin birinci değil ikinci olacağıydı. Çünkü birinci sıradaki ismin kim olacağına dair en ufak bir şüphe yoktu: Winston Churchill (1874–1965). Başbakan Churchill ülkesini en karanlık günlerinde yönetmiş, Naziler’i yenilgiye uğratmıştı. Bir İngiliz aristokratının ve Amerikalı mirasyedi bir kadının oğlu olan Churchill, Oxford yakınlarındaki Blenheim Sarayı’nda...
Küresel bir ikon olan Mohandas K. Gandhi (1869–1948) geleneksel Hindu inançlarını Hindistan’ın politik talepleri ile kaynaştırmıştır. Hindistan’ın yüzlerce yıllık İngiliz sömürgesinden kurtulmasında temel rol oynamıştır. Gandhi’nin açlık grevleri, barışçıl yürüyüşler ve boykotlar gibi şiddetten uzak yollara başvurması onu kahraman ve gelecek reformcular için ilham kaynağı haline getirmiştir. Ondan esinlenenlerin arasında Martin Luther King Jr. (1929–1968) da vardır. Gandhi, Hindistan’ın...
Lenin’in en büyük problemi insafsızlıktı. — Mikhail Gorbachev 1917 yılındaki Rus Devrimi’nin lideri ve Sovyetler Birliği’nin kurucusu olan Vladimir Ilyich Lenin (1870–1924) dünyanın ilk komünist devletini kurmuştur. Düşmanlarını etkisiz hale getirmiş ve yazılarıyla nesiller boyu devrimcilere ilham kaynağı olmuştur. Sert çehresi tarihin en ünlü yüzlerinin arasında bulunmaktadır. Bir zamanlar Doğu Avrupa’da neredeyse her meydanda onun bir heykeli vardı. Dünya çapında milyarlarca insanın...
Çin’de 3 bin yıl süren imparatorluk dönemi devrimci lider Sun Yat-Sen (1866–1925) son imparatoru devirince kapanmış oldu. Onun yerine cumhuriyetçi bir hükümet kuruldu. Çoğu kimse tarafından modern Çin’in kurucusu olarak görülen Sun ve hükümeti, ülkenin birleştirilmesi ve savaş lordlarının gücünün zayıflatılması için uğraştı. Ancak ölümünün ardından iç savaşın başlaması ile birlikte cumhuriyetçi hükümet kısa sürede yıkıldı. 1925 yılında Sun’un ölümünün ardından hem komünist hem de milliyetçi...
Mustafa Kemal Atatürk (1881–1938), Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nun I. Dünya Savaşı’ndaki yenilgisinin ardından Türkiye’nin bağımsızlığını kazanmasında hayati bir rol oynamıştır. Ülkesini modern ve seküler bir devlet haline getirmiştir. Atatürk, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Selanik şehrinde doğmuştu. İmparatorluk, Doğu Avrupa ve Orta Doğu’nun önemli bir bölümünü kontrol ediyordu. Ancak ekonomik ve askeri gücü düşüşe geçmişti. Çar 1. Nikola...
Theodore Roosevelt (1858–1919) bir avcı, asker ve yazardı. İki dönem ABD başkanlığı yapmıştı. Görevde bulunduğu süre içerisinde iç politikada katı ticaret kuralları uygulayıp ve doğanın korunması için özel bir çaba sarfederken dış politikada da Amerikan’ın etkisini denizaşırı ülkelere yaymak için uğraşmıştı. Roosevelt New York City’de doğdu. Harvard’dan mezun oldu. 1881 yılında New York Eyalet Meclisi’ne girmeden kısa süre önce Colombia Üniversitesi’nde hukuk eğitimi almaya başladı. Ancak...
William Gladstone (1809–1898), İngiltere’nin en uzun süre görev yapan başbakanlarındandır. 19. yy’da dört dönem görev yaptı. Viktorya döneminde demokratik kurumları geliştiren liberal bir reformcuydu. İrlandalıların siyasal haklarını arttırmak için çaba göstermişti. İki dönem başbakanlık yapmış olan muhafazakar lider Benjamin Disraeli (1804–1881) ile olan rekabeti çok meşhurdu. Bu iki adam hem kişisel hem de politik nedenlerle birbirlerine karşı düşmanlık besliyordu. Disraeli, Gladstone...
Lakabı “Demir Şansölye” olan Otto von Bismarck (1815–1898), 19. yy’da Alman birliğini kurmayı başaran politikacıdır. Onun liderliği altında Almanya, bir yığın küçük ve güçsüz devletler topluluğu olmaktan çıkıp Avrupa’nın en büyük askeri güçlerinden biri haline gelmiştir. Bismarck en büyük Alman devletlerinden biri olan Prusya’da doğmuştu. Babası bir Prusya aristokratı, yani bir Junker’di. Bismarck, Berlin ve Göttingen üniversitelerinde eğitim gördü. 1847 yılında Prusyalı asil bir kadınla...
İç savaşı kazanan, birliği koruyan ve köleleri özgürlüğe kavuşturan Başkan Abraham Lincoln (1809–1865) Amerikan tarihinin en fazla hayranlık duyulan liderlerinden biridir. O, kabine sekreterlerinden birinin sözleriyle “dünyanın gördüğü en mükemmel yönetici”ydi. Lincoln, Kentucky’de ahşap bir kulübede doğdu. Ailesi o çocukken sık sık taşındı. Büyük ölçüde kendi kendini yetiştirmişti. Bir nehir gemisinde çalışmak ve likör ticareti de dahil olmak üzere pek çok işte başarısız oldu. 1837 yılında...
Milyonlarca İtalyan için karizmatik bir kahraman olan Giuseppe Garibaldi (1807–1882) İtalya’nın birliği ve bağımsızlığı için verilen savaşa liderlik etmiştir. Askeri zekası, ateşli yurtseverliği ve taraftarlarının giydiği kırmızı kıyafetler ile tanınan Garibaldi milliyetçiliğin sembolü haline gelmiştir. Üstelik sadece İtalya’da değil, 19. yy Avrupası’nın genelinde... İtalyan lider ironik bir biçimde Fransa’da doğmuştur. Gençliğini İtalyanca konuşan büyük bir nüfus barındıran Fransa’nın...
Kraliçe Victoria (1819–1901), İngiltere’yi tartışmasız bir biçimde dünyanın askeri süper gücü olduğu dönemde, altmış üç yıl boyunca yönetti. Viktorya Çağı olarak anılan bu dönem önemli bilimsel ve teknik atılımların, politik ve kültürel dönüşümlerin yaşandığı bir zaman aralığı oldu. Viktorya döneminde İngiliz monarşisi gerçek politik güç kullanmayan sembolik bir kuruma dönüştü. Bununla birlikte önemli bir figür olarak varlığını korumaya devam etti. Kraliçe İngiliz görkeminin sembolü ve...
Andrew Jackson (1767–1845), 1829 yılında ABD başkanı olduğu gün taraftarlarını kutlama yapmak için Beyaz Saray’a davet etmişti. Ancak kutlama beklenmedik bir şekilde skandala dönüştü. Verilen resepsiyon, sarhoşlarla dolu gürültülü bir eğlence halini almış ve parti sonrasında Beyaz Saray’da binlerce dolarlık hasar meydana gelmişti. Jackson’un “çılgın” göreve başlama partisi -Başkan kalabalığın hışmından korunabilmek için en sonunda gizli bir geçidi kullanarak Beyaz Saray’dan ayrılmak zorunda...
Shaka Zulu (1787-1828) tarihin en önemli Zulu kralları arasında yer almaktadır. Zulular 19. yy’da Avrupa sömürgeciliğine karşı büyük bir direniş sergileyen Afrikalı bir kabile konfederasyonuydu. Kanlı savaşlarla geçen on iki yıllık iktidarı döneminde Shaka, günümüz Güney Afrikası’nın büyük bir bölümüne yayılan geniş bir imparatorluk kurmuştur. Aynı zamanda yüzyılın sonraki dönemlerinde İngiliz istilası ile mücadele edebilecek kadar güçlü bir ordunun temellerini de atmıştır. Shaka’nın...
Napolyon Bonapart (1769–1821) Fransız bir generaldi. 19. yy’ın başlarında büyük bir imparatorluk kurdu. Avrupa çapında bir dizi yıkım ve sosyal karmaşanın ortaya çıkmasına neden oldu. 1799 yılında Fransa’da iktidara geldi. Beş yıl sonra kendisini imparator ilan etti. 1815 yılında azledilip sürgüne gönderilene kadar bütün kıtada terör estirdi. Napolyon Savaşları toplamda yirmi yıla yakın sürdü. Avrupa’nın bütün askeri güçleri bu savaşlara dahil oldular. 1812 yılı savaşta bir dönüm noktası...
Amerika Birleşik Devletleri’nin en önemli “kurucu babalar”ından (founding fathers) olan Thomas Jefferson (1743-1826), “Bağımsızlık Deklarasyonu”nun yazarıdır. ABD’nin üçüncü başkanı olmuştur. Onun başkanlığı sırasında ABD, Lousiana’yı Fransa’dan satın almış ve böylece genç ulusun coğrafi büyüklüğü iki katına çıkmıştır. Jefferson Virjinya’daki Shadwell kırsalında doğmuştu. Toprak sahibi zengin bir ailenin çocuğuydu. Virjinya aristokrasisinin çocuklarını gönderdiği William and Mary...
George Washington (1732-1799), ABD’nin yurttaşlık yapısını ve politik kültürünü kurucularından çok daha fazla etkilemiştir. Amerik Birleşik Devletleri Ordusu’nu kurmuş ve onu devrim döneminde zafere ulaştırmıştır. 1787 yılında anayasayı yazacak olan konvansiyona başkanlık etmiştir. Ülkenin ilk başkanı olarak başkanlık sistemini tanımlamış ve başkanın gücünün sınırlarını belirlemiştir. Washington, Virjinya’da zengin bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Bilirkişi olarak çalıştı. 1752 yılında...
Büyük Catherine (1729-1796) otuz yıldan uzun bir süre boyunca Rusya’nın imparatoriçesi oldu. Avrupa politikasında güçlü bir figürdü. Ülkesinin büyük bir kıtasal güç haline gelmesine katkıda bulundu. Edebiyat ve sanatı destekledi. Diğer taraftan düzinelerce aşığı ile yaşadığı ilişki nedeniyle eleştirildi. Almanya’da doğan Prenses Catherine, Rus tahtının varisi olan 3. Peter (1728-1762) ile 1745 yılında evlendi. Peter 1762 yılında tahta geçti. Ne var ki zayıf ve sevilmeyen bir liderdi. Tahta...
Çin tarihinin en büyük monarklarından İmparator Kangxi (1654-1722), 61 yıl boyunca tahtta kalmıştır. Orta Krallık döneminde yaşanan büyüme ve refah çağına liderlik etti. Tayvan ve Tibet’teki asileri yenilgiye uğrattığına inanılmaktadır. Ülkenin sınırlarını genişletmiş ve Batı’daki yenilikleri ülkesine tanıtmıştır. İmparator Kangxi henüz yedi yaşındayken tahta çıkmıştı. Qing Hanedanı’nın ikinci kralıydı. Kuzeydeki Mançurya’dan gelen bu hanedan, tahtı 1644 yılında Ming Hanedanı’nın elinden...
17. yy Fransası’nda her şey Kral 14. Louis’nin (1638–1715) etrafında döndüğü için kendisine “Güneş Kral” adı verilmişti. Mutlak monarşinin tipik bir temsilcisi olarak yetmiş iki yıl boyunca tahtta kaldı. Bu, Avrupa tarihinde o zamana kadar eşine rastlanmamış bir süreydi ve bugüne kadar da henüz başka hiçbir devlet adamı bu kadar uzun süre iktidarda kalmamıştır. Louis, Fransız devletini merkezileştirerek tüm gücü elinde topladı. Kralın devlet için oynadığı önemli rol ünlü mottosundan da...

Çevrimiçi Üyeler

Şu anda çevrimiçi üye yok.

Forum İstatistikleri

Konular
1,546
Mesajlar
2,325
Üyeler
24
Son Üye
Tabu
Üst